Son güncellenme :28.06.2016 13:02

Anasayfa > Anasayfa > SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK UYGULAMASINI KABUL ETMİYORUZ

28.06.2016 Sal, 13:02

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK UYGULAMASINI KABUL ETMİYORUZ
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki öğretmen açıklarını kapatmak için sözleşmeli öğretmen sistemini getireceklerini söyledi. Buna göre 5 yıl bölgede görev yapan sözleşmeli öğretmen kadroya alınacak ve 8’inci yılda başka bölgelere tayin olabilecek.

Bugün, plansız ve politik kaygılar sonucu yapılan hatalar sebebi ile 400 bine yakın öğretmen atama beklemektedir. Bu kadar öğretmen açığına rağmen, atama beklemenin stresine dayanamayıp intihara sürüklenmiş onlarca öğretmenin acısını görmezden gelen siyasi iktidar, Ağustos ayında öğretmen ataması yapılmayacağını açıklayarak toplumun beklentileri noktasındaki samimiyetsizliğini bir kez daha göstermiştir.

Türkiye’de fakültelerimizden yıllık yaklaşık 80 bin civarında öğretmen mezun edilirken, MEB hala eğitim sisteminin ihtiyacı kadar atama yapamamaktadır. 70 bine yakın ücretli öğretmen ayda 1.177 TL ücretle, sendikal haklardan mahkum, güvencesiz olarak istihdam edilmektedir.

Öğretmenlik mesleği çeşitli kategorilere ayrılmış (başöğretmen, uzman öğretmen, öğretmen, sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen, vekil öğretmen, usta öğretici öğretmen) bu ayrım mesleki başarıyı ve barışı olumsuz yönde etkiler hale gelmiştir. Sözleşmeli öğretmen uygulaması, kamusal bir hak olan eğitimin niteliğini de düşürecektir.

Resmin bütününe baktığımızda hedeflenen eğitimin özelleştirilmesi ve yerelleştirilmesidir. Bu büyük pasta birilerinin ağzını sulandırmakta dünyadaki bazı uygulamalarla karşılaştırılarak savunulmaktadır. Unutulmamalıdır ki Eğitim Hakkı, Yaşama Hakkı gibi evrensel bir haktır. Her yurttaşa eşit ve parasız eğitimin sağlanması ilkesinin sonucu olarak, okulların durumu ve eğitimin temel hedefleri yerellerin ve özelin insafına ve kaderine bırakılamaz.

Okullarda “kölelik sistemi” veya “mevsimlik işçi” olarak adlandırılan ücretli öğretmen uygulamasından vazgeçilmeli, aynı anlama gelen sözleşmeli öğretmen uygulaması da asla düşünülmemelidir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na ve imzaladığımız uluslar arası sözleşmelere göre öğretmenlik mesleği uzmanlık mesleğidir. Yapılması gereken, zorunlu hizmet bölgelerinde çalışmayı özendirici ekonomik ve mesleksel tedbirler almak; öğretmen yetiştirme ve atama süreçlerinin sağlıklı bir şekilde planlanması olmalıdır.

Eğitim-İş olarak sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik adı altında güvencesiz istihdama ve haksızlıklara karşı çıkmaya devam edeceğiz.

Bu yazıyı paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

*