Son güncellenme :15.06.2019 12:17

Anasayfa > Anasayfa > 15-16 HAZİRAN RUHUYLA HAKLARIMIZ İÇİN OMUZ OMUZA!

15.06.2019 Cts, 12:17

15-16 HAZİRAN RUHUYLA HAKLARIMIZ İÇİN OMUZ OMUZA!

Türkiye işçi sınıfının sendikal hak ve özgürlüklerini elde etmek için başlattığı büyük direnişin üzerinden 49 yıl geçti. 15-16 Haziran 1970, işçilerin sendikalarını seçme özgürlüğü için sınıf dayanışmasını ortaya koyduğu; direniş, mücadele ve dayanışma ruhunu taçlandırdığı tarihtir.

49 yıl önce büyük bir kararlılıkla sahip çıkılan haklar, ne yazık ki, 12 Eylül faşist darbesinin karanlığında gasp edildi. Bugün, hala 12 Eylülcülerin hazırladığı yasakçı sendikal yasalarla, çalışma hayatında büyük bir ayıp sürdürülmeye devam ediliyor. Türkiye’de emekçilerin, işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı saldırılar değişmemiş, hatta daha da artmıştır.

Türkiye’de AKP’nin iktidarda olduğu 17 yıl emekçiler açısından en büyük hak kayıplarının yaşandığı dönem olarak tarihe geçmiştir. Ülkenin en değerli ve stratejik kaynakları özelleştirmeler yoluyla uluslararası ve yerli sermayeye değerinin çok altında peşkeş çekilmiştir. Esnek ve güvencesiz çalışma, taşeronlaştırma uygulamaları hızla yaygınlaşıp, kitlesel işten çıkarmalar sürerken, düşük ücret ve maaş artışlarının dayatıldığı, emeğe yönelik saldırıların çok yönlü olarak hayata geçirildiği bir süreç yaşanmıştır.

İşçi sınıfının çalışma ve yaşam koşullarını gerileten sermaye yanlısı siyasal, ekonomik ve sosyal politikalar, rejim değişikliği sürecinde hız kazanmıştır. OHAL bahanesiyle grevlerin yasaklandığı, sendikal hak ve özgürlüklerin gasp edildiği, her türden hak arama yönteminin baskı altında alındığı, bir ortamda emek sınıfının çalışma ve yaşam koşullarını korumak ve geliştirmek oldukça zorlaştırılmıştır.

Oysa demokrasinin en önemli ölçütü, emekçilerin hakları için özgürce örgütlenebilmeleri, kendi geleceklerine ait kararları alabilmeleridir. Sendikasız demokrasi; grevsiz ve toplu sözleşmesiz sendika olmaz. Türkiye ise dünyada, sendikal hakların en yoğun biçimde ihlal edildiği ülkeler arasındadır.

Bugün yaşadığımız bu sürece karşı durmanın yolu ise 15-16 Haziran direnişi ruhuyla birlikte omuz omuza mücadele etmekten geçmektedir. Emekçiler, bugün içinde bulunduğu sürece karşı yanıtını, tarihini hatırlayarak, tarihini yeniden yaratarak verecektir.

Eğitim-İş olarak, haklarımıza, iş güvencemize ve geleceğimize yönelen her türlü saldırıya karşı, 15-16 Haziran direnişinin ruhuyla mücadelemizi sürdüreceğiz.

Bu yazıyı paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

*